âb
su.
su.
para
sığınarak bağışlanma ya da yardım dilemek.
soyu belirsiz, yabancı.
baharın gözü.
kol, kanat, koruma, yürek, gönül.
anı, anılmak için verilen armağan.
boynu siyah koyun.
ceylan
çıra, mum, ışık.
boy. 2- omuz, omuz başı.
yoksul, varlığından benliğinden geçmiş kişi, tarikata girmiş kimse.
duman, tütün
Arap alfabesinin ilk harfi. İnanılır ki, öteki harflerin hepsi elifi yapan noktanın çeşitli bükülmelerinden ortaya çıkmıştır. Elif böylece, her bilginin...
her şeye razı olmak.
düşünce.
geniş
çığlık, gürültü, patırtı.
asla, kesinlikle, hiçbir zaman.
süslü giysi.
yerinden oynatmak, sallamak, sarsmak.
alçak yer
şimdiden sonra, artık, gayri.
tek renk ipek dokuma baş örtüsü.
deve yavrusu.
dönülen, dönüp gidilecek yer. ahret, dünyadan sonraki yaşam.
hile, düzen
sonbahar.
iddia eden.
fayda.
virane.
hiç, boş.
ders.
namazda yere kapanma durumu.
cehennemin üstüne gerilmiş kıldan ince kılıçtan keskin köprü.
mutlu, neşeli.
şu.
Tur Dağı'nda Tanrı'nın Musa'ya görünüşü.
yürek.
gerekli.
Hz. Ali'nin çatallı kılıcı.