kevn
boşlukta yer tutan, var olan.
boşlukta yer tutan, var olan.
dünya ve ahiret.
çok, pek çok.
nöbet, sıra.
kıble yeri.
dolunun ufağı.
çekin, sakın.
inceden inceye götürülmek, eğitilmek, yetiştirilmek.
dedikodu.
etmek, eylemek, yapmak.
kenar, kıyı. Sahil.
küçük taneli yoğun kar.
Hacı Bektaş ve Balım Sultan tekkelerinde bulunan kırk mumlu şamdan.
Tanrı'nın buyruğu uyarınca evreni yöneten kırk ermiş, Fatma'nın evinde düzenlenen toplantıya katılıp da İmam Ali'den feyz alanlar, elinden üzüm suyu içenler.
kırk makam.
Alevi ve Bektaşî inancına göre Hz. Ali'ye gökten gönderilen kırmızı başlık, Hz. Muhammed'in vefatından sonra Hz. Ali bu tacı giymiştir.
bir yerde kışı geçirmek.
hücüm, atak, saldırma.
ayağa kalkmak, namazda ayakta durmak.
dedikodu.