kesbeylemek
kazanmak.
kazanmak.
buğday başaklarıyla karışık saman, harmanda iyi döğülmeyip kabuklarıyla karışmış buğday taneleri.
bolluk, çokluk.
bolluk, çokluk.
sıra, nöbet.
aşağılık.
bir tür çörek.
kırpmak, gedik açmak.
kırpmak, gedik açmak.
boşlukta yer tutan, var olan.
çok, pek çok.
nöbet, sıra.
kıble yeri.
dolunun ufağı.
çekin, sakın.
inceden inceye götürülmek, eğitilmek, yetiştirilmek.
dedikodu.
etmek, eylemek, yapmak.
tek renk ipek dokuma baş örtüsü.
kenar, kıyı. Sahil.