ılgar
verilmiş söz, ant.
verilmiş söz, ant.
yavaş.
yavaş.
söylemek, inancını sözle söylemek.
uzaktan titreyerek gelen ses, karların eriyip akması.
ırak, uzak.
ırak, uzak.
uzamak, uzaklaşmak.
uzaklaştırmak
rastlamak.
ayrılmak, uzaklaşmak, yorulmak.
ırkı temiz.
türkü söylemek.
uzaklaştırma, kaybetme.
ayrılmak, dağılmak, uzaklaşmak.
sahip. Örneğin, "bostan ıssı" ifadesi "bostan sahibi" anlamına gelir.
sıcak.
parlamak.
aşk.