ılkım
uzaktan titreyerek gelen ses, karların eriyip akması.
uzaktan titreyerek gelen ses, karların eriyip akması.
ırak, uzak.
ırak, uzak.
uzamak, uzaklaşmak.
uzaklaştırmak
rastlamak.
yerinden oynatmak, sallamak, sarsmak.
ayrılmak, uzaklaşmak, yorulmak.
ırkı temiz.
türkü söylemek.
ayrılmak, dağılmak, uzaklaşmak.
sahip. Örneğin, "bostan ıssı" ifadesi "bostan sahibi" anlamına gelir.
sıcak.
parlamak.
aşk.
karşılık, taviz.
açık, belli.
Tanrı buyruklarını yerine getirme, Tanrı'ya yönelik saygı davranışı, tapmma, kült.