tavaf
çevresini dolaşmak.
çevresini dolaşmak.
gerdanlık, koyun ve keçilerin gerdanından küpe gibi sarkan iki tane.
denk, yükün bir tarafı, deve yükünün bir tarafı, tezgâh çıkrıklarını sıkıştırmak için ileri geri gidip gelen ayar.
askerin bir öğün yemeği.
iki yaşındaki deve, deve yavrusu.
tedbir.
balta, dervişlerin kullandığı iki yüzlü yarım ay biçimindeki balta.
yüz çevirmek.
hediye, uğurlu sayma.
yenileme, yeniden yapma.
cezalandırma.
düşünme, düşünce.
gezinti.
gezinti, eğlence yeri.
ayırmak.
tenha, ıssız.
boş.
gibi.
kibirlenmek, büyüklenmek.
kuş tüyü