tay
denk, yükün bir tarafı, deve yükünün bir tarafı, tezgâh çıkrıklarını sıkıştırmak için ileri geri gidip gelen ayar.
denk, yükün bir tarafı, deve yükünün bir tarafı, tezgâh çıkrıklarını sıkıştırmak için ileri geri gidip gelen ayar.
askerin bir öğün yemeği.
iki yaşındaki deve, deve yavrusu.
tedbir.
balta, dervişlerin kullandığı iki yüzlü yarım ay biçimindeki balta.
yüz çevirmek.
hediye, uğurlu sayma.
yenileme, yeniden yapma.
Tur Dağı'nda Tanrı'nın Musa'ya görünüşü.
cezalandırma.
gezinti.
gezinti, eğlence yeri.
ayırmak.
tenha, ıssız.
boş.
gibi.
kibirlenmek, büyüklenmek.
kuş tüyü
kuş tüyü
eli alnına götürerek selamlama işareti yapma.