tapşırmak
1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek, ad söylemek.
1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek, ad söylemek.
makam.
huzurunda.
yol
doğan, sarıya çalgın renkli, iri pençeli doğan.
dadı.
çevresini dolaşmak.
gerdanlık, koyun ve keçilerin gerdanından küpe gibi sarkan iki tane.
denk, yükün bir tarafı, deve yükünün bir tarafı, tezgâh çıkrıklarını sıkıştırmak için ileri geri gidip gelen ayar.
askerin bir öğün yemeği.
tedbir.
balta, dervişlerin kullandığı iki yüzlü yarım ay biçimindeki balta.
yüz çevirmek.
hediye, uğurlu sayma.
yenileme, yeniden yapma.
Tur Dağı'nda Tanrı'nın Musa'ya görünüşü.
cezalandırma.
düşünme, düşünce.
gezinti.
gezinti, eğlence yeri.