tana
susuzluktan yanmak.
susuzluktan yanmak.
şaşmak.
tanıdık kimse, bildik.
seher vaktinde.
karanlık.
darmadağın.
tapınılan şey, mabut.
1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek, ad söylemek.
makam.
huzurunda.
doğan, sarıya çalgın renkli, iri pençeli doğan.
dadı.
çevresini dolaşmak.
gerdanlık, koyun ve keçilerin gerdanından küpe gibi sarkan iki tane.
denk, yükün bir tarafı, deve yükünün bir tarafı, tezgâh çıkrıklarını sıkıştırmak için ileri geri gidip gelen ayar.
askerin bir öğün yemeği.
iki yaşındaki deve, deve yavrusu.
tedbir.
balta, dervişlerin kullandığı iki yüzlü yarım ay biçimindeki balta.
yüz çevirmek.