taht
hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk.
hükümdarların oturduğu büyük, süslü koltuk.
yerin altı.
günahtan sakınma.
boşama.
tamah, doymazlık, aç gözlülük.
temaşa, seyretme, hoşlanarak bakma.
cehennem.
seher vakti.
hoş görmemek, kötülemek, yermek, ayıplamak.
sövmek, yermek, kınamak.
şaşmak.
tanıdık kimse, bildik.
seher vaktinde.
karanlık.
darmadağın.
tapınılan şey, mabut.
1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek, ad söylemek.
makam.
huzurunda.
yol