taallüm
öğrenme, okuyarak ders alarak elde etme.
öğrenme, okuyarak ders alarak elde etme.
Tanrı buyrukları, ibadet.
huy, yaratılış.
davulcu.
acele.
acele ettirmek.
kavun, karpuz gibi bitkilerin gövdeleri ve yerde kayılan kolları, dalları.
temizlik.
temiz.
yerin altı.
günahtan sakınma.
boşama.
tamah, doymazlık, aç gözlülük.
temaşa, seyretme, hoşlanarak bakma.
cehennem.
seher vakti.
hoş görmemek, kötülemek, yermek, ayıplamak.
sövmek, yermek, kınamak.
susuzluktan yanmak.