tama
tamah, doymazlık, aç gözlülük.
tamah, doymazlık, aç gözlülük.
temaşa, seyretme, hoşlanarak bakma.
cehennem.
seher vakti.
hoş görmemek, kötülemek, yermek, ayıplamak.
sövmek, yermek, kınamak.
susuzluktan yanmak.
şaşmak.
tanıdık kimse, bildik.
seher vaktinde.
darmadağın.
tapınılan şey, mabut.
1. lsmarlamak. 2.Emanet etmek. 3. Söylemek, ad söylemek.
makam.
huzurunda.
yol
doğan, sarıya çalgın renkli, iri pençeli doğan.
dadı.
çevresini dolaşmak.
gerdanlık, koyun ve keçilerin gerdanından küpe gibi sarkan iki tane.