dâd
adalet, yardım.
adalet, yardım.
yardım dilemek, yahut yardım etmek.
yara. 2- kızgın demirle vurulan özlük belirtici damga, işaret, nişan.
çekişme, anlaşmazlık.
1 .Kızgın demirle damgalanmak. 2. Yanmak. 3.Sağaltma amacıyla vücudun yaralı ve sayrılıklı bölümlerinin kızgın demirle yakılması.
damgalı.
mezar
aleyhte bulunmak, yermek.
sürekli, her an, daima.
kusur, eksiklik, alay
çırpınmak.
gölge.
1.Güzel göğüs. 2.Vücudun omuzla birlikte göğüsten yukarı bölümü, büst.
dalmıştır, dalıyor.
dalmıştır, dalıyor
tuzak
etek.
etek.
gürültü, patırtı, kavga.
tane, tohum, çekirdek.