dahleylemek
aleyhte bulunmak, yermek.
aleyhte bulunmak, yermek.
sürekli, her an, daima.
kusur, eksiklik, alay
boy. 2- omuz, omuz başı.
çırpınmak.
gölge.
1.Güzel göğüs. 2.Vücudun omuzla birlikte göğüsten yukarı bölümü, büst.
dalmıştır, dalıyor.
dalmıştır, dalıyor
tuzak
etek.
gürültü, patırtı, kavga.
tane, tohum, çekirdek.
konuşmak.
darağacı.
Hallac-ı Mansur'un idamı.
darılmışsın.
vuruş, çarpış.
destan.
dava