dâmân
etek.
etek.
etek.
gürültü, patırtı, kavga.
tane, tohum, çekirdek.
konuşmak.
darağacı.
Hallac-ı Mansur'un idamı.
darılmışsın.
vuruş, çarpış.
destan.
büyük davul, davul çalan.
büyük davul, davul çalan.
daima, her zaman
tüylü devenin erkeği.
ağız
dünya, zaman, devir
yol gösterici, rehber, kılavuz.
çok.
1- vakit, zaman 2- nefes, kan.
sazla çalıp, söylemek.