destar
sarık
sarık
develeri dizmek, sıralamak.
yardım eden, elinden tutan
sarık.
devşirmek, toplamak.
kımıldamak, iki yana dönüp sallanmak.
geçim, idare.
çağ, zaman, felek.
ters, değişik.
mükafatlandıran ya da cezalandıran hâkim, Tanrı.
diye.
manastır.
sıkışmak, iyi çalışmamak.
esirgemek, yazık.
yüz.
göz.
güzel.
dilçeviren, söz gezdirici, dedikoducu.
sevgilisinin gönlünü çelmiş.
derlemek, toplamak, bir araya getirmek.