destûr
sarık.
sarık.
devşirmek, toplamak.
kımıldamak, iki yana dönüp sallanmak.
geçim, idare.
çağ, zaman, felek.
ters, değişik.
mükafatlandıran ya da cezalandıran hâkim, Tanrı.
diye.
diye.
manastır.
esirgemek, yazık.
yüz.
göz.
güzel.
dilçeviren, söz gezdirici, dedikoducu.
sevgilisinin gönlünü çelmiş.
derlemek, toplamak, bir araya getirmek.
dirlik, geçim, yaşayış, esirgeme, yasaklama.
iyi düzende olmak, düzenli bir hayatı olmak.