dervâze
kapı, büyük kapı.
kapı, büyük kapı.
yoksul, varlığından benliğinden geçmiş kişi, tarikata girmiş kimse.
deniz.
el sileceği, yağlık.
el.
sarık
develeri dizmek, sıralamak.
yardım eden, elinden tutan
sarık.
devşirmek, toplamak.
geçim, idare.
çağ, zaman, felek.
ters, değişik.
mükafatlandıran ya da cezalandıran hâkim, Tanrı.
diye.
diye.
manastır.
sıkışmak, iyi çalışmamak.
esirgemek, yazık.
yüz.