dermiyân
arada, ortada.
arada, ortada.
arada, ortada.
iç, iç yan, yürek, kalp.
kapı, büyük kapı.
yoksul, varlığından benliğinden geçmiş kişi, tarikata girmiş kimse.
deniz.
el sileceği, yağlık.
el.
sarık
develeri dizmek, sıralamak.
sarık.
devşirmek, toplamak.
kımıldamak, iki yana dönüp sallanmak.
geçim, idare.
çağ, zaman, felek.
ters, değişik.
mükafatlandıran ya da cezalandıran hâkim, Tanrı.
diye.
diye.
manastır.