depe
taraf, yön, cihet
taraf, yön, cihet
kımıldamak, hareket etmek, sarsılmak.
toplamak.
tekke, kapı önü, kapı eşiği.
baca.
toplanmak.
derti, taslı, kaygılı.
ilaç, şifa
arada, ortada.
arada, ortada.
kapı, büyük kapı.
yoksul, varlığından benliğinden geçmiş kişi, tarikata girmiş kimse.
deniz.
el sileceği, yağlık.
el.
sarık
develeri dizmek, sıralamak.
yardım eden, elinden tutan
sarık.
devşirmek, toplamak.