dergâh
tekke, kapı önü, kapı eşiği.
tekke, kapı önü, kapı eşiği.
baca.
toplanmak.
derti, taslı, kaygılı.
ilaç, şifa
arada, ortada.
arada, ortada.
iç, iç yan, yürek, kalp.
kapı, büyük kapı.
yoksul, varlığından benliğinden geçmiş kişi, tarikata girmiş kimse.
el sileceği, yağlık.
el.
sarık
develeri dizmek, sıralamak.
yardım eden, elinden tutan
sarık.
devşirmek, toplamak.
kımıldamak, iki yana dönüp sallanmak.
geçim, idare.
çağ, zaman, felek.