demren
okun ucundaki sivri demir.
okun ucundaki sivri demir.
okun ucundaki sivri demir.
bir araya getirip toplamak.
bir araya getirmek, toplamak.
taraf, yön, cihet
kımıldamak, hareket etmek, sarsılmak.
toplamak.
tekke, kapı önü, kapı eşiği.
baca.
toplanmak.
ilaç, şifa
arada, ortada.
arada, ortada.
iç, iç yan, yürek, kalp.
kapı, büyük kapı.
yoksul, varlığından benliğinden geçmiş kişi, tarikata girmiş kimse.
deniz.
el sileceği, yağlık.
el.
sarık