delim
çok.
çok.
1- vakit, zaman 2- nefes, kan.
sazla çalıp, söylemek.
daima, her zaman.
etek.
soluğu kesilmiş, susmuş, sessiz.
eğlencede, dolaşmada.
devamlı öten bir güvercin cinsi, şarap içen.
okun ucundaki sivri demir.
bir araya getirip toplamak.
bir araya getirmek, toplamak.
taraf, yön, cihet
kımıldamak, hareket etmek, sarsılmak.
toplamak.
tekke, kapı önü, kapı eşiği.
baca.
toplanmak.
derti, taslı, kaygılı.
ilaç, şifa