dem etmek
sazla çalıp, söylemek.
sazla çalıp, söylemek.
daima, her zaman.
etek.
soluğu kesilmiş, susmuş, sessiz.
eğlencede, dolaşmada.
devamlı öten bir güvercin cinsi, şarap içen.
okun ucundaki sivri demir.
okun ucundaki sivri demir.
bir araya getirip toplamak.
taraf, yön, cihet
kımıldamak, hareket etmek, sarsılmak.
toplamak.
tekke, kapı önü, kapı eşiği.
baca.
toplanmak.
derti, taslı, kaygılı.
ilaç, şifa
arada, ortada.
arada, ortada.