bînihayet
sonsuzluk.
sonsuzluk.
birer birer.
büyük havuz, gölcük
kebap, kızartma.
kebap, kızartma.
meşe, orman.
mektup, kitab, amel defteri.
bezmiş, usanmış.
zaruri olarak.
çukur yer, delik deşik, çorak, ekilmemiş tarla.
boya.
boynu siyah koyun.
baş eğmek, kabullenmek, söz dinlemek.
tarlakuşu,
kürk ve keçeden yapılma başlık.
çene altı, sakal.
varlık, yaratılış, var olma.
pintilik, cimrilik.
sıkıntı, bunalım
Peygamberin Mirac'a çıkarken bindiği at.