bile
birlikte, beraber.
birlikte, beraber.
birlikte.
kolbağı, kelepçe.
Tanrı adına içilen ant.
bilgi, ilim.
tanışmak.
hasta, sayrı.
sonsuzluk.
birer birer.
büyük havuz, gölcük
kebap, kızartma.
meşe, orman.
mektup, kitab, amel defteri.
bezmiş, usanmış.
zaruri olarak.
çukur yer, delik deşik, çorak, ekilmemiş tarla.
rüzgârla karışık kar.
boya.
boynu siyah koyun.
baş eğmek, kabullenmek, söz dinlemek.