bimâr
hasta, sayrı.
hasta, sayrı.
sonsuzluk.
birer birer.
büyük havuz, gölcük
kebap, kızartma.
kebap, kızartma.
meşe, orman.
mektup, kitab, amel defteri.
bezmiş, usanmış.
zaruri olarak.
rüzgârla karışık kar.
boya.
boynu siyah koyun.
baş eğmek, kabullenmek, söz dinlemek.
tarlakuşu,
kürk ve keçeden yapılma başlık.
çene altı, sakal.
varlık, yaratılış, var olma.
pintilik, cimrilik.
sıkıntı, bunalım