bişe
meşe, orman.
meşe, orman.
mektup, kitab, amel defteri.
bezmiş, usanmış.
zaruri olarak.
çukur yer, delik deşik, çorak, ekilmemiş tarla.
rüzgârla karışık kar.
boya.
boynu siyah koyun.
baş eğmek, kabullenmek, söz dinlemek.
tarlakuşu,
çene altı, sakal.
varlık, yaratılış, var olma.
pintilik, cimrilik.
sıkıntı, bunalım
Peygamberin Mirac'a çıkarken bindiği at.
güzel.
baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan yıllık bir yem bitkisi. Bu bitkinin mercimeğe benzeyen tanesi.
tahammüllü, yumuşak huylu.
tahammüllü, yumuşak huylu.