inleyüben
inleyerek.
inleyerek.
iniltili
dertli, ağıtlı, yaslı
insanlar ve cinler.
insan ve cinler.
son, nihayet, eğitme.
beddua. 2- bekleme, beklenilme, gözleme.
renk
fesleğen.
fesleğen.
ermez, kavuşmaz, ulaşmaz.
uyarma, aydınlatma, doğru yola götürme, tarikat yolunu gösterme.
erte.
bir kötülük işleme, yiyicilik, rüşvet yeme.
yerleştirici, konukçu.
şahinden sonra avcı kuşların en mahiri.
ifade etme, sorma, sorup anlama.
Tanrı'dan günahların bağışlanmasını dilemek.
kadınların hoş aldatıcı tavırları, naz, cilve.