irfân
bilgi, biliş, buluş, anlayış. Tanrı'nın sırlarını ve gerçeklerini kavrama.
bilgi, biliş, buluş, anlayış. Tanrı'nın sırlarını ve gerçeklerini kavrama.
ermez, kavuşmaz, ulaşmaz.
uyarma, aydınlatma, doğru yola götürme, tarikat yolunu gösterme.
erte.
bir kötülük işleme, yiyicilik, rüşvet yeme.
yerleştirici, konukçu.
şahinden sonra avcı kuşların en mahiri.
ifade etme, sorma, sorup anlama.
Tanrı'dan günahların bağışlanmasını dilemek.
yitik, yitkin.
birleşme.
acele.
acele etmek.
ten
üstünlük, yücelik.
yücelik, ululuk, değerlilik, saygı, ikram, güç, kuvvet.
elbise, giysi.
ortaklaşa ya da ücretle başkasının tarlasında çalışma.