imâret
emirlik, beylik. 2- yapı, mamur yer.
emirlik, beylik. 2- yapı, mamur yer.
şimdi, buna göre, bu durumda, artık.
zaman vermek
Musa peygamberin babası, Kur'an'ı Kerim'in üçüncü suresi.
inanılmış, güvenilmiş, emin.
iyilik, lütuf, çaba.
alçak yer
inleyerek.
iniltili
dertli, ağıtlı, yaslı
insan ve cinler.
son, nihayet, eğitme.
beddua. 2- bekleme, beklenilme, gözleme.
renk
fesleğen.
fesleğen.
bilgi, biliş, buluş, anlayış. Tanrı'nın sırlarını ve gerçeklerini kavrama.
ermez, kavuşmaz, ulaşmaz.
uyarma, aydınlatma, doğru yola götürme, tarikat yolunu gösterme.
erte.