imdi
şimdi, buna göre, bu durumda, artık.
şimdi, buna göre, bu durumda, artık.
zaman vermek
Musa peygamberin babası, Kur'an'ı Kerim'in üçüncü suresi.
inanılmış, güvenilmiş, emin.
iyilik, lütuf, çaba.
alçak yer
inleyerek.
iniltili
dertli, ağıtlı, yaslı
insanlar ve cinler.
son, nihayet, eğitme.
beddua. 2- bekleme, beklenilme, gözleme.
renk
fesleğen.
fesleğen.
bilgi, biliş, buluş, anlayış. Tanrı'nın sırlarını ve gerçeklerini kavrama.
ermez, kavuşmaz, ulaşmaz.
uyarma, aydınlatma, doğru yola götürme, tarikat yolunu gösterme.
erte.
bir kötülük işleme, yiyicilik, rüşvet yeme.