fakr
yoksulluk, eksiklik
yoksulluk, eksiklik
ölümlü.
yüce.
yaşlanmak, ihtiyarlamak, yorulmak.
vazgeçmiş.
farz olan, yapılması Kuran'la emredilen.
1.Müslümanlıkta özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan Tanrı buyruğu. 2.Doğru sonuca varmak için yapılması zorunlu olan.
günahkar, Hak yolundan hariç olan. Allah'ın emirlerine karşı zıt hareket eden. Büyük günah işleyen ya da küçük günahlarda ısrar eden kimse.
duyurma, açığa vurma, yayma.
lütuf.
anlama, anlayış, izan.
İş, tutum, davranış, oyunbozanlık, dek, desise.
talih
ağız
yok olma, yokluk, geçiş gitme. Tasavvufta maddi varlıktan sıyrılıp Hakk'a ulaşma.
geçici dünya, kendi varlığından geçme.
hile, düzen.
güç, ışık.