fak
tuzak
tuzak
fakıh, İslâm hukuk bilimi.
İslâm hukuk âlimi
yoksulluk, eksiklik
ölümlü.
yüce.
yaşlanmak, ihtiyarlamak, yorulmak.
vazgeçmiş.
farz olan, yapılması Kuran'la emredilen.
günahkar, Hak yolundan hariç olan. Allah'ın emirlerine karşı zıt hareket eden. Büyük günah işleyen ya da küçük günahlarda ısrar eden kimse.
duyurma, açığa vurma, yayma.
açıklamak
lütuf.
anlama, anlayış, izan.
İş, tutum, davranış, oyunbozanlık, dek, desise.
talih
ağız
yok olma, yokluk, geçiş gitme. Tasavvufta maddi varlıktan sıyrılıp Hakk'a ulaşma.
geçici dünya, kendi varlığından geçme.