fakı
fakıh, İslâm hukuk bilimi.
fakıh, İslâm hukuk bilimi.
İslâm hukuk âlimi
yoksulluk, eksiklik
ölümlü.
yüce.
yaşlanmak, ihtiyarlamak, yorulmak.
vazgeçmiş.
farz olan, yapılması Kuran'la emredilen.
1.Müslümanlıkta özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan Tanrı buyruğu. 2.Doğru sonuca varmak için yapılması zorunlu olan.
duyurma, açığa vurma, yayma.
açıklamak
lütuf.
anlama, anlayış, izan.
İş, tutum, davranış, oyunbozanlık, dek, desise.
talih
ağız
yok olma, yokluk, geçiş gitme. Tasavvufta maddi varlıktan sıyrılıp Hakk'a ulaşma.
geçici dünya, kendi varlığından geçme.
hile, düzen.