Sözlük
İletişim

"fâş" kelimesinin anlamı ve açıklaması

fâş: duyurma, açığa vurma, yayma.

fâş ifadesine benzeyen sözcükler ve anlamları

fakih

İslâm hukuk âlimi

fakr

yoksulluk, eksiklik

farımak

yaşlanmak, ihtiyarlamak, yorulmak.

fâriza

farz olan, yapılması Kuran'la emredilen.

farz

1.Müslümanlıkta özür olmadıkça yapılması zorunlu, yapılmaması günah sayılan Tanrı buyruğu. 2.Doğru sonuca varmak için yapılması zorunlu olan.

fasık

günahkar, Hak yolundan hariç olan. Allah'ın emirlerine karşı zıt hareket eden. Büyük günah işleyen ya da küçük günahlarda ısrar eden kimse.

fehm

anlama, anlayış, izan.

fel

İş, tutum, davranış, oyunbozanlık, dek, desise.

fena

yok olma, yokluk, geçiş gitme. Tasavvufta maddi varlıktan sıyrılıp Hakk'a ulaşma.

fent

hile, düzen.