şeşirmek
atmak, boşaltmak.
atmak, boşaltmak.
çözmek, çıkarmak.
şule, alev, yalım, parıltı.
yaşlılık, sakalına ak düşmek.
çılgın, deli.
gülün sevgisiyle kendini yitirmiş bülbül.
ince fidan dalları, yeni sürmüş ince düz dallar.
av.
kırılmış.
yük halinde bağlanmış çalı çırpı pılı pırtıdan ibaret sırt yükü.
şimdiden sonra.
aslan avcısı.
ortak tanımak, Tanrı'ya ortak koşmak.
Âdem Peygamberin oğullarından, bez dokumayı icat etmiştir, onun için dokumacıların pîri sayılır.
kış.
nazlı, cilveli.
şu.
lâkırtı, tozlu yer, ot.
filiz, ağacın ilkbahar sürgünü.