şem
mum.
mum.
mum.
güneş.
cennete mahsus şurup.
yorumlamak.
yarık.
açmak, açıklamak.
ortak. Şerik koşmak; Tanrı'ya ortak koşmak.
utanan, utanmış.
atmak, boşaltmak.
şule, alev, yalım, parıltı.
yaşlılık, sakalına ak düşmek.
çılgın, deli.
gülün sevgisiyle kendini yitirmiş bülbül.
ince fidan dalları, yeni sürmüş ince düz dallar.
av.
kırılmış.
yük halinde bağlanmış çalı çırpı pılı pırtıdan ibaret sırt yükü.
yük halinde bağlanmış çalı çırpı pılı pırtıdan ibaret sırt yükü.
şimdiden sonra.