şehriyâr
padişah, hükümdar.
padişah, hükümdar.
şüphe, kuşku.
şikayet, aciz kaldığını ve zavallılığını haber vermek.
mum.
mum.
güneş.
cennete mahsus şurup.
yorumlamak.
yarık.
açmak, açıklamak.
utanan, utanmış.
atmak, boşaltmak.
çözmek, çıkarmak.
şule, alev, yalım, parıltı.
yaşlılık, sakalına ak düşmek.
çılgın, deli.
gülün sevgisiyle kendini yitirmiş bülbül.
ince fidan dalları, yeni sürmüş ince düz dallar.
av.
kırılmış.