şeybet
yaşlılık, sakalına ak düşmek.
yaşlılık, sakalına ak düşmek.
çılgın, deli.
gülün sevgisiyle kendini yitirmiş bülbül.
ince fidan dalları, yeni sürmüş ince düz dallar.
av.
kırılmış.
yük halinde bağlanmış çalı çırpı pılı pırtıdan ibaret sırt yükü.
yük halinde bağlanmış çalı çırpı pılı pırtıdan ibaret sırt yükü.
şimdiden sonra.
ortak tanımak, Tanrı'ya ortak koşmak.
Âdem Peygamberin oğullarından, bez dokumayı icat etmiştir, onun için dokumacıların pîri sayılır.
kış.
nazlı, cilveli.
şu.
lâkırtı, tozlu yer, ot.
filiz, ağacın ilkbahar sürgünü.
ışık
perişan, âşık, tutkun.
karışıklık, kargaşa.