sırat
cehennemin üstüne gerilmiş kıldan ince kılıçtan keskin köprü.
cehennemin üstüne gerilmiş kıldan ince kılıçtan keskin köprü.
cam.
gümüş tel, altın yaldızlı gümüş tel.
yenmek, bozguna uğratmak.
gümüş, gümüş, tel, ziynet, süs eşyası.
mezar.
göğüs, bağır.
hazmetmek.
mezarlık.
atlı asker.
gizlice.
Tanrı'dan başka her şey.
asılma.
kadın feslerinin önüne dizilen bir sıra altın, çalı çırpıdan yapılma çit.
tasvvuf yolunu tutan kimse. İslam felsefecisi.
takınmak
kurusu yemeklerin üzerine serpilen taneleri dut tanesi büyüklüğünde üzüm salkımı şeklinde ekşi kırmızı bir meyve.
sofra, ziyafet.
sofra, ziyafet.
ilaç, merhem.