seyyat
avcı.
avcı.
layık.
doğruluk.
sıvazlamak, okşamak.
bir geyik türü.
kırmak, bozmak.
makas.
kırık, kırılmış.
kırılmak.
cehennemin üstüne gerilmiş kıldan ince kılıçtan keskin köprü.
gümüş tel, altın yaldızlı gümüş tel.
yenmek, bozguna uğratmak.
gümüş, gümüş, tel, ziynet, süs eşyası.
mezar.
göğüs, bağır.
hazmetmek.
mezarlık.
atlı asker.
atlı asker.
gizlice.