ağu
zehir.
zehir.
koyun ve keçi sürülerinin gecelediği çit ya da duvarla çevrildiği yer.
şölen sofrası.
yabankazı, yabanördeği, turna gibi kuşların uçarken yaptıkları büyük dizi, katar.
ağlarım.
yukarı çıkmak, yükselmek. 2- akmak, karışmak.
yön, taraf.
başkaları, sevene göre sevgilisiyle görüşenler.
akarım. "Aharam seller içinde."
vadetme, söz verme.
yemin, yemine dayalı sözleşme, antlaşarak yapılan sözleşme.
yemin, yemine dayalı sözleşme, antlaşarak yapılan sözleşme.
demir, zincir, kılıç, katı, acımasız.
demirci.
yavaş, ağır, yavaş yavaş
akıl
Arapça kardeş anlamına gelen bu sözcük, hem ustaları, hem çırakları içine alan esnaf loncalarının liderine verilen ad olmuştur.
dostlar, sevgililer
en son, sondaki, nihayet, son olarak. son, sonuncu.