ağmak
yukarı çıkmak, yükselmek. 2- akmak, karışmak.
yukarı çıkmak, yükselmek. 2- akmak, karışmak.
yön, taraf.
başkaları, sevene göre sevgilisiyle görüşenler.
akarım. "Aharam seller içinde."
haberler.
vadetme, söz verme.
yemin, yemine dayalı sözleşme, antlaşarak yapılan sözleşme.
yemin, yemine dayalı sözleşme, antlaşarak yapılan sözleşme.
demir, zincir, kılıç, katı, acımasız.
yavaş, ağır, yavaş yavaş
akıl
Arapça kardeş anlamına gelen bu sözcük, hem ustaları, hem çırakları içine alan esnaf loncalarının liderine verilen ad olmuştur.
dostlar, sevgililer
en son, sondaki, nihayet, son olarak. son, sonuncu.
işin sonu.
dünyanın sonu.
huylar, davranışlar, etik.
kırmızı , kızıl.
çok güzel