ayak yalını
yalın ayak.
yalın ayak.
kadeh
ayak kelepçesi, ayak bağı.
açık, belli, ortada.
Ayetler.
diyiver, söyle.
söyler, der, der ki.
söyler, der, der ki.
söyler, der, der ki.
Kur'an'ın herhangi bir cümlesi.
söyleyeyim, uyarayım.
ayılmak
ayığım
söylemek, uyandırmak.
ayna.
söylemek, hitab etmek. 2- uyanmak, farkına varmak.
göz, çeşme, kaynak
gönül gözü. Tanrı'yı gerçek olarak gözle görerek bilme, sofilere göre bilgi, bilmek, görmek ve olmak aşamalarına ayrılır. Bir şeyi bilmeye "ilm-el yakıyn",...
irşadın ta kendisi, aydınlatma.
baharın gözü.