atlanıban
atla, atlanarak, atlı olarak.
atla, atlanarak, atlı olarak.
atla, atlanarak, atlı olarak.
ses, ün, şöhret.
ses, ün, şöhret.
dönüş.
av yapılan yer.
yardım, yardım eden.
büyü, tılsım.
yanağın iç tarafı, boş yeri.
eğilmek, çevirmek.
kadeh
ayak kelepçesi, ayak bağı.
açık, belli, ortada.
Ayetler.
diyiver, söyle.
söyler, der, der ki.
söyler, der, der ki.
söyler, der, der ki.
Kur'an'ın herhangi bir cümlesi.
Kur'an Şura suresinin 23. ayeti. Burada "Ya Muhammed sen ümmetine söyle ki; size tebliğ ettiğim din hükümlerine mukabil akrabana (yakınlarına) muhabbetten...