ayakça
ayak kelepçesi, ayak bağı.
ayak kelepçesi, ayak bağı.
açık, belli, ortada.
Ayetler.
diyiver, söyle.
söyler, der, der ki.
söyler, der, der ki.
söyler, der, der ki.
Kur'an'ın herhangi bir cümlesi.
Kur'an Şura suresinin 23. ayeti. Burada "Ya Muhammed sen ümmetine söyle ki; size tebliğ ettiğim din hükümlerine mukabil akrabana (yakınlarına) muhabbetten...
söyleyeyim, uyarayım.
ayığım
söylemek, uyandırmak.
ayna.
söylemek, hitab etmek. 2- uyanmak, farkına varmak.
göz, çeşme, kaynak
gönül gözü. Tanrı'yı gerçek olarak gözle görerek bilme, sofilere göre bilgi, bilmek, görmek ve olmak aşamalarına ayrılır. Bir şeyi bilmeye "ilm-el yakıyn",...
irşadın ta kendisi, aydınlatma.
baharın gözü.
Bektaşî ve Alevî'lerin kabul töreni.
yol gözlemek.