harâbât
meyhane, harabeler, viraneler, yıkıntılar.
meyhane, harabeler, viraneler, yıkıntılar.
haram yiyen, yol kesen, hırsız.
anası babası belli olmayan, piç.
vergi, bir iş için kullanılan madde, bir işe sarfedilen emek, sarf.
çaba.
hışım etmek, men etmek, engel olmak, yasaklamak.
atın hızlı koşması, şaha kalkması.
iş ehli, iş sahibi.
ipek.
ipekten yapılmış elbise.
İnsanları kötü yola çekmek için dünyaya gönderilen iki melek.
konuşma, durumunu anlatma.
konuşma, durumunu anlatma.
iyi, güzel, en güzel.
Allah rızası için.
kıskançlık.
donuklaşmış.
asla, kesinlikle, hiçbir zaman.
yüzdeki benlere biçimlerine göre verilen bir ad.
kıyamet günü.