hân
sofra
sofra
sofra döşemek, yemek sunmak.
gülen, şen, sevinçli.
ev, gönül.
konuksever, vergili, belli ve büyük soydan gelen kimse.
hanlar.
Şeytan.
mal, mülk, ev bark.
eşek.
haram yiyen, yol kesen, hırsız.
anası babası belli olmayan, piç.
vergi, bir iş için kullanılan madde, bir işe sarfedilen emek, sarf.
çaba.
hışım etmek, men etmek, engel olmak, yasaklamak.
atın hızlı koşması, şaha kalkması.
iş ehli, iş sahibi.
ipek.
ipekten yapılmış elbise.
su yolu.