cayız
caiz, olabilir, yakışık alan.
caiz, olabilir, yakışık alan.
1. Cadı, oyunbaz. 2. Çok güzel.
zorlayan, güçlü.
örtü ya da perde olarak kullanılan ince kilim.
örtü ya da perde olarak kullanılan ince kilim.
büyük sıkıntı, üzgü.
cahillik, ilimden mahrum olmak, tecrübesizlik.
kızgınlık, kızma
ölüm cezasına çarptırılmışlara, ölüm yargısının uygulanmasından önce, son isteği için tanınan süre.
toplanmak.
yüz güzelliği.
Peygamber, yetmiş kere öldürülüp dirildiğine inanıldığı için şiirde bu yanı ile anılır.
ceylan
ceylan
cevherler, mücevherler.
eziyet, zulüm.
zırh
ada
mızrak, kargı.
turnanın ötüşü